Güven Arıklı: KKTC’nin Haklı Davasını Uluslararası Arenada Anlatıyoruz

Türk-Bir Başkanı ve Hakikat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Güven Arıklı, Almanya’da yayın yapan Avrupa Masası programında Zeki Şahin’in sorularını yanıtladı.
Arıklı, Kıbrıs’ın tarihsel sürecini ve bugün gelinen noktayı aktararak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığını vurguladı.
Yaklaşık üç yıl süren birleşik Kıbrıs deneyiminin ardından Rumların Türkleri cumhuriyetten dışlamasıyla olayların başladığını belirten Arıklı, 1963’ten itibaren İngiltere’nin de dahil olduğu dış mihrakların “parçala, yönet” taktiğiyle adada kargaşa çıkardığını, Türk halkının büyük sıkıntılar yaşadığını ifade etti.
Katliamlar, toplu mezarlar ve insanlık dışı olayların ardından Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kurulduğunu, halkın nefsi müdafaa için direnişe geçtiğini söyledi.
1974’e köylerin yakılıp yıkıldığını, mezalimin arttığını hatırlatan Arıklı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Mutlu Barış Harekâtı ile sadece Türkler için değil Rumlar için de barışı getirdiğini vurguladı.
1983’te Rauf Raif Denktaş, Dr. Fazıl Küçük ve silah arkadaşlarının mücadelesiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulduğunu belirten Arıklı, bunun Türk halkının nefsi müdafaasını cumhuriyetle taçlandırması olduğunu söyledi.
2004 Annan Planı’nda Türk tarafının %65 oranında “evet”, Rum tarafının ise %76 oranında “hayır” dediğini hatırlatarak, uzlaşmaz tarafın Türkler değil Rumlar olduğunun ortaya çıktığını ifade etti.
Avrupa Birliği’nin çifte standardı ile Rumların adanın sözde tamamını temsil ederek AB’ye girdiğini dile getirdi.
Arıklı, Türk iş adamlarına çağrıda bulunarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne turizm yatırımlarının ülkenin ekonomik gelişimi açısından kritik öneme sahip olduğunu, doğrudan uçuşların ve ticari temasların açılmasıyla sektörün uluslararası alanda daha güçlü bir konuma geleceğini belirtti.
Arıklı, yükseköğrenim alanında da KKTC’nin köklü üniversiteleri ve uluslararası tanınırlığıyla bölgesel bir eğitim merkezi olma yolunda ilerlediğini, her yıl farklı ülkelerden gelen öğrencilerle kültürel ve akademik çeşitliliğini artırdığını vurgulayarak Türk iş dünyasının turizmde olduğu gibi bu alanda da yatırım yapmasının ülkeye büyük katkı sağlayacağını ifade etti.

Bugün KKTC’nin bir devlet olduğunu vurgulayan Arıklı, bayrağı, meclisi, cumhurbaşkanlığı ve belediyeleriyle varlığını sürdürdüğünü, Türk Devletleri Teşkilatı’nda gözlemci üye olduklarını belirtti.
“Güneşi görmüyorsunuz diye güneş yok olmuyor” sözleriyle KKTC’nin varlığının inkâr edilemeyeceğini ifade eden Arıklı, doğrudan uçuşların olmaması ve Türkiye üzerinden aktarma zorunluluğunun önemli bir sorun olduğunu, ancak tarihten bugüne yaşananları anlatarak varlığın sürdürüleceğini söyledi.
Kosova modeline dikkat çeken Arıklı, Kosova’yı yaklaşık 120 ülkenin farklı düzeylerde tanıdığını, doğrudan uçuş ve ticaretin izolasyonları kırdığını, KKTC’nin de benzer bir modelle uluslararası alanda nefes alabileceğini belirtti.
2016’da kurdukları Türk Birliği Dayanışma Derneği ile 27 ülkeye gittiklerini, defalarca sunumlar yaptıklarını aktaran Arıklı, “Güçlü Türkiye, Güçlü Türk Birliği, Güçlü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” sloganıyla hareket ettiklerini, devletin giremediği kapılara sivil toplum kuruluşlarının girebildiğini, devlet adamlarının söyleyemediklerini kendilerinin anlattığını ifade etti.
Kıbrıs’ın manevi yönüne de değinen Arıklı, Hala Sultan gibi kutsal mekânlarıyla Kıbrıs’ın yalnızca bir toprak parçası değil, Türk dünyasının kalbinde yer alan bir emanet olduğunu söyledi.
KKTC’nin varlığını ve haklı mücadelesini dünyaya anlatmaya devam edeceklerini vurgulayan Arıklı, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır, bayrağı vardır, meclisi vardır, halkı vardır. Ve bu millet, hak ettiği yeri alana kadar mücadeleye devam edecektir” mesajını verdi.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir