Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) liderlerinin 30 Ekim’de Ankara’da kapsamlı bir zirvede bir araya gelmesi öngörülüyor. Zirve kapsamında teşkilat başkanlığının Türkiye’ye geçmesi ve Türk devletleri arasındaki siyasi, ekonomik ve stratejik iş birliğinin daha ileri bir aşamaya taşınması bekleniyor.
Vataninfo.az Enformasyon Ajansı Genel Yayım Yönetmeni ve “Gazeteciler Olağanüstü Şartlarda” Sivil Toplum Birliği Başkanı Nahid Canbahışlı, zirveye ilişkin değerlendirmesinde, TDT’nin son yıllarda bölgesel ve küresel ölçekte etkinliğini artırdığına dikkat çekti.
Canbahışlı, TDT ülkelerinin stratejik coğrafi konumu, zengin doğal kaynakları ve uluslararası ulaştırma güzergâhlarındaki öneminin teşkilatın ağırlığını artırdığını belirtti. Özellikle Orta Koridor ve planlanan lojistik projelerin Doğu ile Batı arasındaki ticaretin geliştirilmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.
Ticaret hacmi 62,6 milyar doları aştı
Canbahışlı’nın paylaştığı verilere göre, son beş yıllık dönemde Türkiye’nin Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan ile karşılıklı ticaret hacmi 62,6 milyar doları aştı. Bu rakamın yaklaşık 36,6 milyar dolarını Türkiye’nin ihracatı, 26 milyar dolarını ise ithalat oluşturdu.
Türkiye’nin bu dönemde TDT üyeleri arasında en fazla ihracat yaptığı ülkenin yaklaşık 12,8 milyar dolarla Azerbaycan olduğu belirtilirken, Özbekistan ile toplam ticaret hacminin 15,8 milyar dolara ulaştığı kaydedildi. TDT üye ve gözlemci ülkeleriyle yıllık toplam ticaret hacminin ise yaklaşık 27,8 milyar dolar seviyesine çıktığı ifade edildi.
Canbahışlı, ticaretteki artışta gümrük prosedürlerinin kolaylaştırılması, ticari engellerin azaltılması ve ortak yatırım mekanizmalarının geliştirilmesine yönelik çalışmaların etkili olduğunu belirtti.
Enerji ve Orta Koridor öne çıkıyor
Ekonomik ve enerji güvenliğinin TDT ülkeleri arasındaki iş birliğinin temel başlıklarından biri haline geldiğine işaret eden Canbahışlı, petrol ve doğal gazın yanı sıra yeşil enerji projelerinin çeşitlendirilmesi ve dijital ticaret olanaklarının genişletilmesinin bölgesel ekonomik istikrara katkı sağladığını kaydetti.
Türk devletleri arasındaki ilişkilerin yalnızca ekonomi ve siyasetle sınırlı olmadığını vurgulayan Canbahışlı, ortak tarih, dil ve kültürel değerlere dayalı projeler ile gençlik programlarının önemine dikkat çekti. TÜRKSOY ve Türk Akademisi gibi kurumların çalışmalarının da halklar arasındaki kültürel bağları güçlendirdiğini ifade etti.
Canbahışlı, Ankara’da yapılması öngörülen zirvede alınacak kararların Türk dünyasındaki ekonomik ve siyasi entegrasyona yeni bir ivme kazandırabileceğini belirterek, ticaret hacminin önümüzdeki dönemde daha yüksek seviyelere taşınmasının hedeflendiğini kaydetti.










