Türk dünyasının geleceği, bugünün gençlerinin ortaya koyacağı ortak iradeyle şekillenecek
Azerbaycan Cumhuriyeti Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Desteği Ajansının 2026 yılı hibe yarışmasının kazananlarından biri olan “Orta Asya ve Güney Kafkasya İfade Özgürlüğü Ağı” Kamu Birliği (CASCFEN), “Şuşa Beyannamesi’nden Türk Devletleri Teşkilatına” adlı projenin uygulanmasını sürdürüyor. 1 Ağustos-31 Ekim tarihleri arasında yürütülen proje kapsamında Türk dünyasının entegrasyonu, ortak değerleri ve gelecekteki gelişim perspektifleri üzerine on farklı konuda röportajlar hazırlanıyor. Röportaj dizisinin dokuzuncu konusu, “Gençlik ve Türk Dünyasının Geleceği” olarak belirlendi. Bu kapsamda gençlerin entegrasyonu, öğrenci değişim programları ve ortak projelerin önemi ele alınıyor.

Röportajların konukları, Dünya Türk Gençleri Birliği (DTGB) Başkanı Ersin Güzel ile Dünya Genç Türk Yazarlar Birliği (DGTYB) Başkanı İntiqam Yaşar’dır.
Ersin Güzel: Gençlik, Türk dünyasının yalnızca geleceği değil, aynı zamanda en önemli stratejik sermayesidir
Dünya Türk Gençleri Birliği Başkanı Ersin Güzel’e göre Türk dünyasının geleceği, bugünün gençlerinin ortaya koyacağı ortak iradeyle şekillenecek. Devletler arasındaki ilişkiler büyük önem taşısa da bu ilişkilerin kalıcılığını sağlayan temel unsur; ortak tarih ve medeniyet bilincine sahip, birbirini tanıyan ve ortak hedefler doğrultusunda iş birliği yapan genç nesillerdir.

Güzel, DTGB’nin yaklaşık 35 yıldır bu yönde faaliyet gösterdiğini belirtti. 1992’den bu yana düzenlenen Türk Dünyası Gençlik Kurultayları, uluslararası buluşmalar, eğitim programları ve kültürel etkinlikler sayesinde binlerce genç birbirini tanıma, ortak projeler geliştirme ve geleceğe yönelik ortak bir bakış açısı oluşturma fırsatı buldu. Bugün amaç yalnızca gençleri kültürel etkinliklerde bir araya getirmek değil, aynı zamanda uluslararası süreçleri analiz edebilen, kamu diplomasisinden yararlanabilen ve Türk dünyasının ortak çıkarlarını uluslararası düzeyde savunabilen yeni nesil liderler yetiştirmektir. Bu açıdan Türk Dünyası Genç Diplomatlar Akademisi, diplomasi simülasyonları ve ortak kamu diplomasisi mekanizmalarının oluşturulması önemli girişimlerdir.
Ortak tarih ve kültür, kimlik bilincini güçlendiriyor
Ersin Güzel’e göre ortak tarih, dil, kültür ve manevi değerler, Türk dünyasını birleştiren en güçlü unsurlardır. Gençler birbirlerini daha yakından tanıdıkça büyük bir medeniyetin temsilcileri olduklarını daha iyi kavrıyor ve ortak aidiyet duyguları güçleniyor.
Güzel, DTGB’nin kurultaylarının, gençlik kamplarının ve kültürel buluşmalarının bu süreçte önemli rol oynadığını vurguladı. Ortak kimliğin güçlendirilmesi için ortak alfabe çalışmalarının hızlandırılması, “Türk Büyükleri” ve “Türk Halkları” konularının eğitim programlarında daha geniş yer bulması, yayıncılık faaliyetlerinin geliştirilmesi ve uluslararası kültür kongrelerinin düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Güzel’in dikkat çektiği girişimlerden biri de Türk diasporasının yoğun olarak yaşadığı bölgelerde Gezici Türk Dünyası Müzesi kurulmasıdır. Kültür diplomasisinin güçlendirilmesi ve dijital teknolojilerden etkin biçimde yararlanılması, ortak değerlerin gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacaktır.
Güzel, ortak kimliğin farklılıkları ortadan kaldırmak anlamına gelmediğini; çeşitliliği koruyarak ortak medeniyet değerleri etrafında birlik ruhunu güçlendirmek olduğunu belirtti. Bu nedenle eğitim politikaları yalnızca bilgi kazandırmakla kalmamalı, ortak tarih bilincini ve birlikte çalışma kültürünü de geliştirmelidir.
Öğrenci değişimi ve dijital iş birliği yeni fırsatlar yaratıyor
DTGB Başkanı’na göre öğrenci değişim programları gençlere yalnızca akademik bilgi kazandırmıyor; karşılıklı güvenin, ortak yaşam kültürünün ve uzun süreli dostlukların gelişmesine de katkıda bulunuyor. Ortak bilimsel araştırmalar, girişimcilik projeleri, gençlik kampları ve gönüllülük faaliyetleri de Türk devletleri arasındaki sürdürülebilir iş birliğini destekliyor.
Güzel, ortak dijital platformların, staj ve kariyer merkezlerinin, araştırma ve inovasyon ağlarının oluşturulmasını önemli görüyor. Girişimcilik ekosistemlerinin birbirine bağlanması ve gençlerin uluslararası projelere katılımının artırılması, Türk dünyasının gelecekteki ekonomik, kültürel ve diplomatik entegrasyonuna katkı sağlayacaktır.
DTGB’nin eski temsilcilerinin bazı ülkelerde bakan, milletvekili, rektör ve başka önemli görevlere yükseldiğini hatırlatan Güzel, örgütün faaliyetlerinin gençlere gelecek için bir vizyon ve hedef kazandırdığını söyledi. Ona göre temel amaç artık yalnızca birbirini tanıyan değil, birlikte düşünen, üreten ve geleceği ortaklaşa inşa eden bir Türk gençliği oluşturmaktır.
İntiqam Yaşar: Gençlerin iş birliği için yeni fırsatlar oluşturulmalı
Dünya Genç Türk Yazarlar Birliği Başkanı İntiqam Yaşar, Türk dünyasının geleceğinin şekillenmesinde gençlerin önemli bir rol üstlendiğini düşünüyor. Yaşar’a göre her alanda itici güç olan gençler, geleceğe yönelik hedeflerin belirlenmesinde ve hayata geçirilmesinde önemli bir yere sahiptir.
Türk devletleri arasındaki ilişkilerin gelişmesi, iş birliğinin genişlemesi ve ortak kararların alınması, gençlerin rolünü de artırıyor. Yaşar, entegrasyonun daha da güçlenmesi için kültür ve sanatın yanı sıra spor, ekonomi, bilim ve diğer alanlardaki iş birliğinin de geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Yaşar, gençlerin faaliyet olanaklarını artırmak amacıyla ortak kurum ve kuruluşların imkânlarından daha etkin yararlanılması ve gençlerin ortak projeler gerçekleştirebilmeleri için uygun koşulların oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Ortak millî kimlik, zengin mirasın karşılıklı tanıtılmasıyla güçlenir
İntiqam Yaşar’a göre ortak dil, tarih ve kültür, Türk dünyasında millî kimliğin oluşumunun temelini oluşturuyor. Türk Devletleri Teşkilatına üye ülkeler edebiyat, sanat, tarih ve dil alanlarında zengin bir mirasa sahip olsa da bu mirasın karşılıklı tanıtımı henüz arzu edilen düzeyde değildir.
Yaşar, halklar arasındaki yakınlığa rağmen Türk devletlerinin gençlerinin birbirlerini ve ortak kültürel değerlerini daha yakından tanımaları gerektiğini ifade etti. Bunun için bir ülkede yayımlanan kitapların, hayata geçirilen kültürel projelerin ve bilimsel araştırmaların diğer Türk devletlerinde de geniş biçimde tanıtılması önem taşıyor.
Her alanda faaliyet gösteren kuruluşların kendi çalışma alanlarına uygun biçimde bu sürece katılması gerektiğini belirten Yaşar, sistemli ve sürekli iş birliğinin ortak kimliği güçlendirebileceğini, halklar arasındaki ilişkileri derinleştirebileceğini ve kültürel yakınlığı somut sonuçlara dönüştürebileceğini kaydetti.
Eğitim programları ve öğrenci değişimi erişilebilir olmalı
İntiqam Yaşar, Türk devletleri arasında eğitim programlarının ve öğrenci değişim olanaklarının artırılmasını önemli buluyor. Ona göre gençler, kardeş ülkelerin üniversitelerinde eğitim almak için daha geniş ve cazip seçeneklere sahip olmalıdır.
Bu tür programlar gençlerin nitelikli eğitim almasına, Türk halklarının kültürünü ve yaşam biçimini yakından tanımasına ve kendi millî kimliklerini daha derinlemesine kavramasına imkân tanıyor. Yaşar, Türk devletleri arasındaki eğitim olanaklarının genişletilmesinin beyin göçünün önlenmesine de katkı sağlayabileceğini düşünüyor.
Türk dünyasındaki üniversiteleri kapsayan devlet programlarının ve özel girişimlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Yaşar, eğitim hizmetlerinin niteliği kadar erişilebilirliğinin de sağlanmasının önemine dikkat çekti. Bu sayede gençler kardeş ülkelerde bilgi ve deneyim kazanabilecek, ardından ülkelerine millî bilince sahip uzmanlar ve aydınlar olarak dönebilecektir.
Sonuç olarak Türk dünyasının geleceğini güvence altına almak; gençler arasında karşılıklı tanışıklığın, ortak kimlik bilincinin, nitelikli eğitimin ve birlikte çalışma olanaklarının geliştirilmesinden geçiyor. Gençlerin ortak projeler etrafında bir araya gelmesi ve kurumsal iş birliğinin güçlendirilmesi, Türk devletleri arasındaki entegrasyonun daha da derinleşmesine katkı sağlayabilir.










