Amerika Birleşik Devletleri’ndeki birçok üniversite, bütçe kesintileriyle mücadele ettiği bir dönemde yapay zeka şirketleriyle milyonlarca dolarlık anlaşmalar imzalıyor. California State Üniversitesi, ciddi bütçe kısıtlamalarına gitmesine rağmen bir yapay zeka şirketiyle olan chatbot anlaşmasını daha yüksek maliyetlerle yenileyerek milyonlarca dolarlık bir yükün altına girdi.
Yapay zeka şirketleri için bu durum, teknolojilerinin yükseköğretimde kitlesel olarak uygulanabilirliğini kanıtlamak adına büyük bir fırsat sunarken, üniversiteler ise bu adımı bir prestij unsuru olarak görüyor. Ancak bütçelerin asıl eğitim faaliyetlerinden kısılarak bu alanlara aktarılması, okul içindeki memnuniyetsizliği artırıyor.
Mezuniyet törenlerinde teknoloji fiyaskosu
Yönetimsel işlerin yapay zekaya devredilmesinin doğurduğu aksaklıklar, somut örneklerle gün yüzüne çıkıyor. Arizona’daki Glendale Community College’ın mezuniyet töreninde, diplomalarını almak için sahneye çıkan öğrencilerin isimlerini okuması amacıyla bir yapay zeka sistemi kullanıldı. Ancak sistem, sahnedeki öğrencilerle isimleri doğru eşleştiremeyerek ekrana yanlış bilgileri yansıttı.
Yaşanan bu karmaşa üzerine okul yönetiminin yaptığı açıklama, mezunlar ve aileleri tarafından yuhalanarak protesto edildi. Öğrenciler, hayatlarının en önemli gününde böylesine insani bir görevin yapay zekaya devredilmesini samimiyetsizlik ve ilgisizlik olarak nitelendirdi.
Akademik değerlendirmede insani dokunuşun kaybı
Yapay zekanın idari işlerden öte eğitim ve ölçme-değerlendirme süreçlerine dahil edilmesi çok daha ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Cambridge Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırma, gelişmiş yapay zeka sistemlerinin öğrencilerin ödevlerini ve makalelerini puanlarken hatalı sonuçlar verdiğini ortaya koydu.
Sistemlerin, akademik içerikten ziyade metnin uzunluğu ve karmaşık cümle yapıları gibi dilsel özelliklere aşırı duyarlı olduğu, bu nedenle insanların yüksek puan verdiği kaliteli çalışmaları düşük, zayıf çalışmaları ise yüksek puanla ödüllendirdiği belirlendi. Uzmanlar, sınav ve değerlendirme süreçlerinin sadece not dağıtmaktan ibaret olmadığını, öğrencilerin emeğinin görülmesi ve eğitimde güven ilişkisinin korunması açısından insani muhakemenin şart olduğunu vurguluyor.










